21/2/2007 - BÜTÜN KIZLAR TOPLANDIK
Yine toplandık.
Geçen hafta sonu ani bir kararla, geçtiğimiz yaz evlilik kurumuna dâhil olan, yellow Meryem arkadaşımızı ziyarete gittik.
Gittik gitmesine de gitme öncesinde bir yolculuk telaşı sardı bizi. Ailelerden izin koparmalar, gitme gününü tayin etmeler, kimlerin gideceğini ayarlamalar, bilet ayırttırmalar. Gerçi bunlar için tatlı telaşelerdir. Oldum olası toplu halde yolculuk yapmayı sevmişimdir zaten. Herkesin ayrı birer programı olabileceğini hesaba katarsak epey bir güç oldu gitmek ya… Neyse ki sonunda gidecekler belli oldu ve beş kişi yola çıktık.
Bendeniz mavi cadı
Kankam twity
Artist Dilek
Sat Funda
Meryem’in ablası Emel. Bir de Emel’in 2 yaşındaki kızı Yağmur.
Yağmur yol boyunca maskotumuz oldu tabi. Çok şeker bişey!
Yalnız benim izin almalarım problem olduğu için arkadaşlar bilet ayırttırmak için benden gelecek telefonu bekliyorlardı. Bende gidip babama direk söyledim. Bu kez annemi devreye sokmadım. O da son günlerde bunaldığımı gördüğü için hiç tereddütsüz izin verdi. Meğer izin koparma işinde annemden daha iyiymişim.
Yoğun tlf. trafiğinden sonra pazar sabahı istasyonda buluşup 11:00 trenine bindik. Koltuk numaralarımızı ayrı ayrı yerlere vermişler. Ama biz durur muyuz? Hemen rica edip koltukları değiştik.2 kişilik koltuğa 3 kişi oturduk. Sohbet ederken yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadık.
Yolda yine eğlenmeyi becerebilmiştik.
Kocaeli’nde indik. İzmit Değirmendere minibüsüne bindik. Saat beşte ancak orda olabildik. İçimiz allak bullak oldu. Hepimizin pili bitmek üzereydi.
Sonunda eve varabildik. Arkadaşımızla bol bol kucaklaştık. Hepimiz kurt gibi acıktığımızdan önce bize güzel bi ziyafet çekti.Öyle güzel bir sofra hazırlamış ki iyi gitti valla o yorgunluğun üstüne.Sonra eşiyle bizi sahile gezmeye götürdüler. Manzarası çok hoştu doğrusu. Daha önce adını bile duymadığım Değirmendere gerçekten çok güzel bir yermiş meğer. Eskişehir’i çok severim ama yaşanılası bir yer.Sahile yakın hoş bir mekânda çay içtik. Alış-veriş yapıp döndük.
O gece uyuma yasağı koyduk birbirimize sabaha kadar eskiye dair ne varsa yâd ettik.
O gece yemekten ve de uykusuzlukta tabiri caizse hoşaf gibi olduk. Sonra 4-5 saat uykuyla tekrar yola çıktık. Sözde yolda uyuyacaktık. Ama yine hınzırlığımız tuttu uyuyamadık.
Tabi eve varınca hemen yattım. Tabi ki Değirmendere manzaraları gözümde, kızların sesleri kulaklarımda. Öylece uykuya dalmışım.
NOT: İlla her zaman olay olacak diye bişi yok. Dimi yani?

|